Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's Türkiye'nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu BB'ye yükseltti.
Standard and Poor's'dan yapılan açıklamada, Türkiye'nin uzun vadeli yerel para birimi cinsinden kredi notunu ise BB+'ya yükseltti.Kredi notunun görünümünü "pozitif" olarak belirleyen S&P, hükümetin ekonomi ve mali yönetimi konusunda başarılı geçmiş performansının kredi notunu desteklediğini, ancak Türkiye'nin büyük dış finansman ihtiyacının kredi notu üzerinde ana risk unsuru olduğu kaydetti.Açıklamada mali planın gerçekçi ve ihtiyatlı olduğu ve kamu maliyesi üzerindeki riskleri hafiflettiği kaydedildi.
Türkiye'de finans sektörünün, yurtdışındaki olumsuz koşullara rağmen düzenleme kuruluşlarının da çabalarıyla istikrarını koruduğu kaydedilen açıklamada, "Gelişimini sürdüren yerel sermaye piyasaları hükümetin lira cinsinden 10 yıl vadeli borçlanma yapabilmesine imkan tanıdı" denildi.S&P ayrıca durağandan pozitife çevrilen not görünümünün gelecek 12 ile 24 ay arasında bir not artırımı getirebileceğini kaydetti. Açıklamada, "finans ve sermaye piyasalarında istikrarın güçlenmesi ve ülkenin global ekonomideki krizi atlatmadaki başarısı ile birlikte eskisine benzer oranlarda fakat daha az dış finansman ihtiyacı duyan bir büyüme gerçekleşirse" kredi notunun tekrar yükselebileceği ifade edildi.
(ntvmsnbc kaynaklı haber)
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye'nin kredi notunu BB'ye yükseltti.
Gönderen
Leon
on 19 Şubat 2010 Cuma
/
Etiketler:
Bankacılık,
ekonomi,
kredi değerlendirme,
kredi değerlendirme kuruluşları,
kredi notu
/
Comments: (0)
BDDK kart aidatına açıklık getirdi.
Gönderen
Leon
on 15 Şubat 2010 Pazartesi
/
Etiketler:
Bankacılık,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu,
bankalar,
bddk,
bddk başkanı bilgin,
ekonomi,
ekonomi haberleri,
kart aidatı
/
Comments: (0)
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Tevfik Bilgin, bankaların, kamuoyunda tartışılan bazı uygulamalarla sağladığı gelirler konusunda vatandaşları uyardı."Türk bankacılık sistemi 2009 yıl sonu genel değerlendirmesi" konulu basın toplantısında konuşan Bilgin şunları söyledi: "Bazı dengesiz komisyon geliri, ücret geliri gibi dengesiz gelirleri biz de mantıklı bulmuyoruz. Tüketicilere kullanmadıkları karta ücret alınmasını, yıllık aidat alınmasını mantıklı bulmuyoruz. Bir banka 10 lira para gönderme ücreti alırken diğeri 50 lira alıyorsa bunu da mantıklı bulmuyoruz. Bizim tüketicilere en büyük önerimiz, böyle yapan bankalar varsa bunlarla çalışmamaları yönündedir. Memnun değillerse o bankalarla çalışmasınlar."
Bilgin, kurum olarak bu konularda bazı tedbirler aldıklarını söyledi. Ancak özellikle ikili sözleşmeye dayanan işlemler borçlar hukuku kapsamına girdiği için çok fazla müdahale edemediklerini vurguladı.
Bilgin, bu kapsama giren kredi kartları konusunda yıllık aidatlar için tüketicilere yeni bir öneri getirdi: "Yeni kredi kartı alırken, müşteriler bankadan sözleşmeyi alırken üzerine not düşsünler, 'yıllık aidat ödemeyeceğim' diye. Eğer banka bunu kabul ediyorsa kredi kartınızı verecektir ve bundan sonra aidat ödemeyeceksiniz. sözleşmede bu hükmün spesifik olarak yer alması tüketicilerimizin, kart kullanıcılarımızın bundan sonraki şikayetlerini önleyecektir."
Bilgin, kurum olarak bu konularda bazı tedbirler aldıklarını söyledi. Ancak özellikle ikili sözleşmeye dayanan işlemler borçlar hukuku kapsamına girdiği için çok fazla müdahale edemediklerini vurguladı.
Bilgin, bu kapsama giren kredi kartları konusunda yıllık aidatlar için tüketicilere yeni bir öneri getirdi: "Yeni kredi kartı alırken, müşteriler bankadan sözleşmeyi alırken üzerine not düşsünler, 'yıllık aidat ödemeyeceğim' diye. Eğer banka bunu kabul ediyorsa kredi kartınızı verecektir ve bundan sonra aidat ödemeyeceksiniz. sözleşmede bu hükmün spesifik olarak yer alması tüketicilerimizin, kart kullanıcılarımızın bundan sonraki şikayetlerini önleyecektir."
"Sanayi üretimindeki iyileşme sürecek"
Gönderen
Leon
on 08 Şubat 2010 Pazartesi
/
Etiketler:
ekonomi,
ekonomide iyileşme,
sanayi üretimi
/
Comments: (0)
ANKARA(ANKA) - Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, sanayi üretimindeki iyileşmenin 2010'da da istikrarlı bir şekilde süreceğini belirterek, Türkiye'nin gerçek gündemi teşkil eden, ekonomiye, sanayiye, üretime, yatırıma, ihracata odaklanması gerektiğini kaydetti.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2009 Aralık ayı Sanayi Üretim Endeksi sonuçlarını değerlendirdi. 2009 Aralık ayı sanayi üretim endeksinin, 2008 Aralık ayına göre yüzde 25.2, bir önceki aya göre ise yüzde 8.7 artarak 117.1 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Ergün, "Geçtiğimiz dönemin verileriyle daha sağlıklı karşılaştırma yapabilmemizi sağlayan Takvim ve Mevsim Etkilerinden Arındırılmış Sanayi Üretim Endeksinin de bir önceki yıla ve bir önceki aya göre artış göstermesi, yaşanan artışın konjonktürel etkilerin dışında da reel bir artış olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır" dedi.
Gelecek dönemde hem mevcut yatırımlar hem de yeni yatırımlar yönünden de olumlu bir sürece girildiğini kaydeden Ergün, üretimdeki bu artışın sürpriz olmadığına dikkat çekti. "Zira küresel konjonktürde gerçekleşen olumlu seyir kadar, yeni pazarlara olan yönelimle artış sürecine giren ihracat, üretimin de artacağına zaten işaret ediyordu" diyen Ergün, büyümenin öncü göstergesi olan sanayi üretimindeki bu olumlu gelişmenin, 2010 yılında hedeflerinin daha da ilerisine ulaşacağının sağlam bir göstergesi niteliğinde olduğunu ifade etti.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2009 Aralık ayı Sanayi Üretim Endeksi sonuçlarını değerlendirdi. 2009 Aralık ayı sanayi üretim endeksinin, 2008 Aralık ayına göre yüzde 25.2, bir önceki aya göre ise yüzde 8.7 artarak 117.1 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Ergün, "Geçtiğimiz dönemin verileriyle daha sağlıklı karşılaştırma yapabilmemizi sağlayan Takvim ve Mevsim Etkilerinden Arındırılmış Sanayi Üretim Endeksinin de bir önceki yıla ve bir önceki aya göre artış göstermesi, yaşanan artışın konjonktürel etkilerin dışında da reel bir artış olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır" dedi.
Gelecek dönemde hem mevcut yatırımlar hem de yeni yatırımlar yönünden de olumlu bir sürece girildiğini kaydeden Ergün, üretimdeki bu artışın sürpriz olmadığına dikkat çekti. "Zira küresel konjonktürde gerçekleşen olumlu seyir kadar, yeni pazarlara olan yönelimle artış sürecine giren ihracat, üretimin de artacağına zaten işaret ediyordu" diyen Ergün, büyümenin öncü göstergesi olan sanayi üretimindeki bu olumlu gelişmenin, 2010 yılında hedeflerinin daha da ilerisine ulaşacağının sağlam bir göstergesi niteliğinde olduğunu ifade etti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Metrobüs zammı geri alındı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yargının yürütmesini durdurduğu metrobüs zanmmını geri aldı.İstanbul Büyükşehir Belediyesi, metrobüse yaptığı yüzde 30'luk zammı geri aldı.Metrobüste tam bilat fiyatı 2 liradan 1.5 liraya düşürüldü.
Dolar çekici olma özelliğini kaybediyor
Gönderen
Leon
on 03 Şubat 2010 Çarşamba
/
Etiketler:
Bankacılık,
dolar rezervi,
dolar ve rezerv ilişkisi,
ekonomi,
gelişmekte olan ülkeler
/
Comments: (0)
Dolar çekici olma özelliğini kaybediyor [Wall Street Journal Kaynaklı Haber]
ABD doları son sekiz yılda yüzde 25 oranında değer kaybetmesi uzmanların para biriminin dünyanın rezerv tercihi olmaya devam edip etmeyeceğini sorgulamasına neden oldu.Son yıllarda dolar karşıtı söylemlerin dikkat çektiği Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında bu yıl da gelenek değişmedi. Bu yılki toplantıda, Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Joseph Stiglitz, dolar temelli dünya ekonomisinin değişmesi gerektiğine dikkat çekti.Nobelli Ödüllü ekonomist aynı zamanda, “Dünyanın yeni bir rezerv sistemine ihtiyacı var” dedi.
Wall Street Journal’da yayımlanan bir haber analizde, son yıllarda artan dolar karşıtı söylemlerin para biriminin dünyadaki merkez bankalarının rezerv tercihi olarak kullanılmasını tehlikeye atabileceği belirtildi.Ünlü yatırımcı George Soros’un 2008’de doların rezerv kuru tercihi olmasının tehlikede olduğuna dikkat çekmesinin ardından, geçtiğimiz yıl Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in dünyanın dolara bağımlılığının küresel ekonomi için büyük bir tehlike oluşturduğu söylemişti.
Dolar son günlerde euro karşısında ABD ekonomisinden gelen verilerle yükselmiş olsa da şu anda Şubat 2002'de gördüğü zirve seviyesine göre yüzde 25 oranında değer kaybetmiş durumda.
ABD doları son sekiz yılda yüzde 25 oranında değer kaybetmesi uzmanların para biriminin dünyanın rezerv tercihi olmaya devam edip etmeyeceğini sorgulamasına neden oldu.Son yıllarda dolar karşıtı söylemlerin dikkat çektiği Dünya Ekonomik Forumu toplantılarında bu yıl da gelenek değişmedi. Bu yılki toplantıda, Columbia Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Joseph Stiglitz, dolar temelli dünya ekonomisinin değişmesi gerektiğine dikkat çekti.Nobelli Ödüllü ekonomist aynı zamanda, “Dünyanın yeni bir rezerv sistemine ihtiyacı var” dedi.
Wall Street Journal’da yayımlanan bir haber analizde, son yıllarda artan dolar karşıtı söylemlerin para biriminin dünyadaki merkez bankalarının rezerv tercihi olarak kullanılmasını tehlikeye atabileceği belirtildi.Ünlü yatırımcı George Soros’un 2008’de doların rezerv kuru tercihi olmasının tehlikede olduğuna dikkat çekmesinin ardından, geçtiğimiz yıl Rusya Başbakanı Vladimir Putin’in dünyanın dolara bağımlılığının küresel ekonomi için büyük bir tehlike oluşturduğu söylemişti.
Dolar son günlerde euro karşısında ABD ekonomisinden gelen verilerle yükselmiş olsa da şu anda Şubat 2002'de gördüğü zirve seviyesine göre yüzde 25 oranında değer kaybetmiş durumda.
2010 yılında,70 şirket 60 AVM 75 bin kişi istihdam için düğmeye bastı.
Gönderen
Leon
on 31 Ocak 2010 Pazar
/
Etiketler:
2010 istihdam rakamları,
75 bin kişi istihdam,
BanEkonomist dergisi,
Bankacılık
/
Comments: (0)
Ekonomist Dergisi'nin son sayısında yapılan araştırmaya göre,yüzlerce şirketten 70’inin yatırım planlaması, bu yıl 31 bin kişiyi işe alacaklarını gösteriyor. Bunun yanında, bugün Türkiye çapında yapımı süren ve bu yıl açılışı yapılacak 60 AVM’nin her birinin içinde açılacak mağazalarla birlikte ortalama bin kişiye istihdam yaratacağı öngörülüyor. Bu sayede 2010 yılında özel sektörün 75 binin üzerinde işsize yeni iş kapısı açacak.
işte o şirketler ve işe alınacak kişi sayıları:
Projelerin başlaması halinde yurtiçi ve yurtdışındaki Projelerin başlaması halinde yurtiçi ve yurtdışındaki projelerde mavi ve beyaz yakalı olmak üzere 5 bin kişi işe alınacak.
Açılacak 100 şube için personel alınacak
Almayı düşündüğü kadroların çoğunu medikal kadrolar oluşturuyor. Medikal kadroların yanında hastaları yönlendiren, sorularını cevaplandıran, sisteme kaydeden hasta hizmetleri bölümü de istihdamı fazla departmanların başında geliyor.
işte o şirketler ve işe alınacak kişi sayıları:
Makyol İnşaat
5 bin kişiyi işe alacak.Projelerin başlaması halinde yurtiçi ve yurtdışındaki Projelerin başlaması halinde yurtiçi ve yurtdışındaki projelerde mavi ve beyaz yakalı olmak üzere 5 bin kişi işe alınacak.
Ziraat Bankası
2 bin 500 kişi işe alacak.Açılacak 100 şube için personel alınacak
Medical Park Hastaneler Grubu
Bin 300 kişi işe alacak.Almayı düşündüğü kadroların çoğunu medikal kadrolar oluşturuyor. Medikal kadroların yanında hastaları yönlendiren, sorularını cevaplandıran, sisteme kaydeden hasta hizmetleri bölümü de istihdamı fazla departmanların başında geliyor.
2010 yılında Bankalara 10 bin yeni personel alımı olacak
Gönderen
Leon
on 25 Ocak 2010 Pazartesi
/
Etiketler:
2010 yılında bankacılık,
bankalara 10 bin personel,
bankalara 2010da personel alımı,
finansbank,
granti,
halkbank,
İş Bankası,
yapı kredi bankası,
şekerbank
/
Comments: (0)
Türkiye Bankalar Birliği'nin Aralık 2009 raporuna göre, geçen yılın son çeyreği itibarıyla mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının toplam şube sayısı, son bir yılda 246 adet, Temmuz-Eylül 2009 dönemine göre ise 141 adet artarak 9 bin 36'ya ulaştı.Son çeyrekte mevduat bankalarında banka başına ortalama şube sayısı 281 olarak gerçekleşti.Bu rakam, kamusal sermayeli mevduat bankalarında 843, özel sermayeli mevduat bankalarında 399, yabancı sermayeli bankalarda ise 122 oldu.
Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı, son bir yılda 805 kişi, Temmuz-Eylül 2009 dönemine göre 1.642 kişi artarak 172 bin 403'e yükseldi.Bu yıl İş Bankası, yeni şube açılışı konusunda sektörde 2008 yılından daha düşük seviyede olmakla birlikte 2009 yılının üzerinde bir performans gösterileceği beklentisi taşırken, 2010 yılında banka 60-70 şube açmayı planlıyor.İş Bankası, işe alınacak kişi sayısını bankanın işlem hacimleri ve şubeleşme süreçleri doğrultusunda belirlerken, bu anlamda 2010 yılında asgari 1.000 kişilik işe alım planı yaptı.
Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarında çalışan sayısı, son bir yılda 805 kişi, Temmuz-Eylül 2009 dönemine göre 1.642 kişi artarak 172 bin 403'e yükseldi.Bu yıl İş Bankası, yeni şube açılışı konusunda sektörde 2008 yılından daha düşük seviyede olmakla birlikte 2009 yılının üzerinde bir performans gösterileceği beklentisi taşırken, 2010 yılında banka 60-70 şube açmayı planlıyor.İş Bankası, işe alınacak kişi sayısını bankanın işlem hacimleri ve şubeleşme süreçleri doğrultusunda belirlerken, bu anlamda 2010 yılında asgari 1.000 kişilik işe alım planı yaptı.